(ANKARA) - Milli Yol Partisi Genel Başkanı Remzi Çayır, "Bugün saat 05.00'te DEM'liler ve iktidar karar almışlar, birlikte terörist başının açıklamasını duyuracaklar. Bahçeli'nin elindeki bombayı yine milletin kucağına bırakacaklar. İktidar af getirmeye çalışacak. Eline şehit kanı bulaşmışları affedecekler sonra anayasada değişikliğiyle resmi dili gevşetecekler. Bu müzakerede 360 sayısını bulduğu anda seçim takvimini koyacak, kendisi de ölene kadar Cumhurbaşkanı olacak. Milleti düşünen var mı yok. Kimin umurunda. İktidarı ilgilendiren tek konu ölene kadar burada nasıl dururum" dedi.
Milli Yol Partisi Genel Başkanı Remzi Çayır, partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Çayır, şunları söyledi:
"Sabah 4'te gözaltına almak ve gözdağı olarak topluma dayatmak neyin nesi?"
"Üzülerek güne başlamak, umudun başka bir bahara ertelendiğini görmek insanı huzursuz kılıyor. İnsan yaşadığı coğrafyada emin olmak ve adaletin, kanunların, hukukun üstünlüğünün her daim var olduğunu bilerek yaşamak istiyor. Partisi ne olursa olsun, görüşü ne olursa olsun şiddete ve teröre bulaşmadığı müddetçe insanların fikirlerini açıklaması bir milletin demokrasiyle yönetildiğinin işaretidir. İnsanın onurlu ve şerefli yaşadığının da bir göstergesidir. Son dönemlerde ne yazık ki ülkede muhalefetin olmadığını görüyoruz. Türkiye'de ne yaptığını bilen ve kafasınca ülke yöneten bir iktidar var. Ama iktidarı şu veya bu şekilde adalete, merhamete davet eden ve onu zorlayan bir muhalefet yok. Ana muhalefet, yavru muhalefet hiçbiri millet çoğunluğunun ne vicdanı ne sesi olabiliyor. Bir seçilmiş belediye başkanı sabah 4'te ailesinin yanından alınma sebebi ne olabilir? Suçlu olabilir, suç işlemiş olabilir. Savcılık gündüz uygun bir saatte gelmesi için çağrı yaptığında kaçabilir mi; kaçamaz. Gitmemek elinde mi; hayır. Rahatlıkla gidip ifadesini verebilir. Sabah 4'te gözaltına almak ve gözdağı olarak topluma dayatmak neyin nesi? Osmaniye İl Başkanımız hakaret suçlamasıyla gözaltına alınırken aynı muameleyi görüyor. Halbuki kaçacak değil. Osmaniye'de sağdan giden görür soldan gider görür. Onu bile kanun dışı bir şekilde gözaltına alıp gözdağı vermenin ne anlamı var? 28 Şubat'ın yıl dönümünde o dönemi aratan birtakım uygulamalarda bulunmak kimin mahareti, kimin aklı?
"İktidarı ilgilendiren tek konu ölene kadar burada nasıl dururum"
Türkiye'de ilginç şeyler oluyor. Bir Cumhurbaşkanı çıkıyor 'ben şu anda başkomutan edasıyla söylüyorum' diyor. Adamın üç tane elbisesi, üç tane şapkası, üç tane sıfatı var. Birincisi AK Parti Genel Başkanı, ikincisi Cumhurbaşkanı bir başka sıfat da başkomutan. Başkomutan sıfatıyla ana muhalefet partisine diyor ki; 'ayağını denk al'. Ana muhalefet partisi de ne idiği belirsiz. Cevap da veremiyor. 'Sen bir milletin yöneticisi misin kabadayı mısın, mafya mısın' diyemiyor. Ben diyorum buradan.
Bugün saat 5'te DEM'liler ve iktidar karar almışlar, birlikte terörist başının açıklamasını duyuracaklar. Meydanlara led ekranlar kuruluyor, terörist başının mektubu okunacakmış. Ben ne söyleyeceğini buradan açıklıyorum. Yüce Türk milleti film devam ediyor. Filmler bitmiyor bu ülkede zaman zaman yardımcı oyuncular zaman zaman dekor değişiyor ama muhteva değişmiyor. Terörist başı diyecek ki 'ey PKK silahı bırakın, demokratik zeminde siyaset yapılacak'. Kimse kimseyi kandırmasın, milletin aklıyla alay etmesin. 'Hadi buyurun size ne yapacaksınız' diyecek. Müzakere başlıyor, kimseyi kandırmayın. Bahçeli'nin elindeki bombayı yine milletin kucağına bırakacaklar. İktidar af getirmeye çalışacak. Eline şehit kanı bulaşmışları affedecekler sonra anayasada değişiklikle resmi dili gevşetecekler. Bu müzakerede 360 sayısını bulduğu anda seçim takvimini koyacak veya diyecek ki 'en çok oyu alan kazanır'. Kendisi de ölene kadar Cumhurbaşkanı olacak. Milleti düşünen var mı; yok. Kimin umrunda. İktidarı ilgilendiren tek konu ölene kadar burada nasıl dururum."
"Bunların yönettiği ve yöneteceği ülkeden ne hayır gelir?"
"Diploma" tartışmalarına ilişkin ise Çayır, "Ölmeden önce insanca, onurluca, hukuk içinde kalarak yaşamayı kurmamız lazım aksi halde Türkiye gerçek problemler yerine diplomalar konuşur, mektup konuşur. Tam bir tiyatro. Bunu bize gerçek hayat diye takdim edenler illüzyon ustaları. Birisi diyor ki 'Tayyip Bey sen okuduğun arkadaşlarınla iftar yemeği yap'. Onlar da diyor ki 'senin Cumhurbaşkanı yapmak istediğin adamın diploması sahte'. Ülkeye bakar mısın, halimize bakar mısın? Bunların yönettiği ve yöneteceği ülkeden ne hayır gelir" dedi.
Yorumlar
Kalan Karakter: