(SİNOP) - CHP Genel Başkan Yardımcısı Yalçın Karatepe, ''Mevcut iktidar ve ekonomi yönetimine baktığımızda çarşıya pazara çıktıkları, vatandaşla bir araya geldiklerini görmüyoruz. Nereye gidiyorlar? Nereye gittiklerini biliyoruz. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in ziyaretlerine baktığımızda Dubai’ye gidiyor, Londra’ya gidiyor, fon yöneticileriyle bir araya gelip 'Siz bize borç verirseniz biz en yüksek faizi veririz' vaadinde bulunuyor. Ne emeklilerle, ne esnafla ne de iş dünyasıyla bir araya gelmeye cesaret edemiyorlar'' dedi.
CHP’nin ekonomi konusunda yol haritasını anlatmak üzere başlattığı ekonomi turu, Sinop ziyaretiyle devam ediyor. CHP heyeti, bugün ilk olarak Sinop Belediyesi'ni ziyaret etti. Ziyarete CHP Hazine ve Maliye Bakanlığından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yalçın Karatepe ve Tekirdağ Milletvekili İlhami Özcan Aygün katıldı. CHP heyetini, Sinop Belediye Başkanvekili Aysun Özsönmez karşıladı. Heyet, belediye ziyaretinin ardından Sinop CHP İl Başkanlığı’nda basın toplantısı düzenledi. Karetepe, şöyle konuştu:
''Önce balıkçı dostlarımızı teknede ziyaret ettik. Daha sonra belediyemizi ziyaret ettikten sonra esnaf ziyaretinde bulunduk. Biz Cumhuriyet Halk Partisi ve ekonomi takımı olarak tüm yurdu dolaşıyoruz. Vatandaşla hem hal oluyoruz, sorunlarını dinliyoruz ve not alıyoruz. Türkiye’de gezdiğimiz her yerde sorunların ortaklaştığını görüyoruz, geçim sıkıntısından bahsediliyor, sabah uğradığımız pek çok esnafta da benzer bir durum gördük. Öğle saati olmasına rağmen henüz siftah yapamamış esnaf vardı. Veresiye defteri tutan bir esnafla karşılaştık.
''Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek fon yöneticileriyle bir araya gelip 'Siz bize borç verirseniz biz en yüksek faizi veririz' vaadinde bulunuyor''
Halkın arasına karışmanın, böyle ziyaretler yapmanın çok kıymetli olduğunu düşünüyorum. Fakat şunu da görüyoruz ki halkın arasına karışabilen doğrudan onlarla temas eden, onların sorunlarına muhatap olan ve yanıt veren imkanı olan Cumhuriyet Halk partililerdir. Mevcut iktidar ve ekonomi yönetimine baktığımızda çarşıya pazara çıktıkları, vatandaşla bir araya geldiklerini görmüyoruz. Nereye gidiyorlar? Nereye gittiklerini biliyoruz. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in ziyaretlerine baktığımızda Dubai’ye gidiyor, Londra’ya gidiyor, fon yöneticileriyle bir araya gelip 'Siz bize borç verirseniz biz en yüksek faizi veririz' vaadinde bulunuyor. Ne emeklilerle, ne esnafla ne de iş dünyasıyla bir araya gelmeye cesaret edemiyorlar. Benzer bir ziyareti de Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz Londra’da düzenlenen toplantılara katılarak yabancı yatırımcılara Türkiye’deki fırsatlardan bahsediyor. Fırsat derken çok afili bir ifadeymiş gibi geliyor ama burada ne kast ettiklerini biliyoruz. Bu carry trade olarak adlandırılan yani faiz kazanmak için Türkiye’ye gelip kısa süre kalıp bu faize alıp gidenlerin getirilerine baktığımız zaman dolar veya euro cinsinden neredeyse yüzde 25 veya 30 gibi faiz kazancı elde ettiklerini görüyoruz. Bu faiz de bu salonda oturan vatandaşlardan alınan KDV, dolaylı vergiler, maaşlardan kesilen vergilerle ödediklerini biliyoruz. Sizin omuzlarınıza yüksek bir faiz maliyeti bıraktıklarını görüyoruz. Bu sebeple halkın arasına karışma cesaretleri yok çünkü senin sorularınıza verecek cevapları yok. Siz onlara bir şey diyeceğiniz de verecekler cevap 'Biraz daha sabredin' şeklinde olacak. Ancak halkın sabredecek zamanı yok.
''AK Parti’ye yakın olanları mevcut sistemden ne kadar yararlandıkları, zenginliklerini zenginlik kattıklarını biliyoruz''
Cumhurbaşkanı Erdoğan mazbatasını aldıktan sonra, 'Kendisi sürekli kriz üreten bir yapıdan milletin ve memleketin sıkıntılarına çare bulması beklenemez. Bunların da kendileri dışında hiç kimseye faydaları yok' dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu sözlerine aynen katılıyorum. Kendi iktidarlarını, kendi yönetimlerini ve kendi zihniyetlerini çok net bir biçimde ifade etmiş. Türkiye sürekli karşılaştığı krizi çözmekle uğraşıyor. Sürekli bir kriz yönetmek durumunda kalıyoruz. Memleketin sıkıntılarına çare üretiyorlar mı? Üretmediklerini biliyoruz. 'Kendileri dışında kimseye faydaları yok’ ifadesine de katılıyorum. Bugün yandaş olarak adlandırılan AK Parti’ye yakın olanların bu mevcut sistemden ne kadar yararlandıkları, zenginliklerini zenginlik kattıklarını biliyoruz. Bu açıdan ben Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamasının altına imza atıyorum. Gerçekten kendi iktidarların ve yaptıklarının çok somut ve net bir biçimde paylaşmış.''
Yorumlar
Kalan Karakter: