CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökçe Gökçen, partisinin cumhurbaşkanlığı ön seçimi gündemine ilişkin yaptığı değerlendirmede, "Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel 'iktidarı devralma sürecini başlatıyoruz' demişti. İktidarı devralma süreci, yoksulluktan ekonomik sıkıntılardan gururunun kırılmasından usanmış, çocuğunu iyi bir okula yazdıramayan, mutfağında tenceresini kaynatamayan ailelerin, her akşam sokakta yürürken bir sonraki ben mi olucam diye tedirgin olan kadının, erken seçim talebini büyütmektir. Vatandaşın önüne o hak ettiği erken seçim sandığını getirmektir. İktidarı devralma süreci sorunları doğru tespit ederek çözümleri bizim bakış açımızla ortaya koymaktır" dedi.
CHP Adalet Bakanlığından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gökçe Gökçen, Antalya İl Başkanlığı’nın Atatürk Kültür Merkezi Perge Salonu’nda düzenlediği 2. İl Danışma Kurulu Toplantısı’na katıldı. Gökçen, şunları kaydetti:
"Türkiye'nin dünyadaki yerini yeniden yorumlama ihtiyacını getiriyor"
"Bugün yalnızca sorunları değil çözümleri ve yol haritamızı konuşacağımız, birbirimizi dinleyeceğimiz ve ortak geleceğimiz için birlikte atacağımız adımları planlayacağımız Antalya İl Danışma Kurulumuzdayız. Türkiye'de ve dünyada krizler dönemi yaşıyoruz hep beraber. Uluslararası gerilimler ve yeniden tartışmaya açılan değerler dünyayı ve Türkiye'nin dünyadaki yerini yeniden yorumlama ihtiyacını getiriyor. Otoriter akımların bir parçası olmak mı demokrasi mi krizleri yaratanlardan mı olmak yoksa çözüm getirenlerden mi olmak özgürlükleri geleneksel anlamda bir güvenlik anlayışına feda etmek mi yoksa güvenliği bugünkü anlamını tarif etmek mi halkı yoksullaştırıp bir zümreyi zenginleştirmek mi yoksa kapsayıcı ve sosyal yeni büyüme modelleri mi benimsemek?
"Hukuksuz gözaltılarla tutuklamalarla kimsenin konuşmadığı bir Türkiye hedefleniyor"
Değerli arkadaşlar bugün bir yol ayrımındayız ülkemizde 23 yıllık bir iktidarın yarattığı enkaz en çok asgari ücretliyi, çiftçiyi, çalışanları, gençleri ve kadınları etkiliyor güvenliksizlik ve geleceksizlik yarınını bu ülkede hayal edemeyen koskoca bir kuşak yaratıyor. Her gün yapılan şafak operasyonlarıyla hukuksuz gözaltılarla tutuklamalarla kimsenin konuşmadığı bir Türkiye hedefleniyor. Kepez'de başlayıp Beykoz'a kadar devam eden hukuksuz yargılamalarla belediye başkanlarımızın itibarlarına suikastler düzenleniyor. Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanmadığı seçilmiş bir milletvekilinin Anayasa Mahkemesi kararlarına aykırı şekilde cezaevinde tutulduğu bir yerde ilk üç maddenin bile tartışmaya açıldığı tuzaklarla dolu anayasa tartışması hedefleniyor. Bir tarafta daha düne kadar tek adam rejimine en ağır eleştirileri getirenlerin bir günde tek adam rejiminin safına geçtiğini görüyoruz. Ülkemizde demokrasi olsun diye oy veren vatandaşlarımızın desteği ile seçilenlerin bir günde siyaseti kirletenlerden olmayı seçtiğini hep beraber görüyoruz.
"Alternatifinin de kötü olduğu algısını yerleştirmek istiyor"
Unutulmasın ki biz Cumhuriyet Halk Partililer olarak siyasette tutarlılığı, söylemde şeffaflığı ve samimiyeti savunan taraftayız. Bu tarafta olmaya devam edeceğiz. Karşımızdaki iktidar kendi rakibini kendisi seçmek siyaseti mahkemeler arkasına sığınarak dizayn etmek istiyor. Birileri dedikodular üzerinden algı operasyonlarıyla Cumhuriyet Halk Partisi'ni ve tüm muhalefeti karalamaya çalışıyor. Belediye başkanlarımıza ve belediye meclis üyelerimize iftiralarla, FETÖ'vari operasyonlarla çamur atmak istiyor. Bu operasyonlarla Cumhuriyet Halk Partisi'ni değil 31 Mart'ta Cumhuriyet Halk Partisi'ni Türkiye'nin birinci partisi yapan halktan intikam alıyor. Aslında kendisinin iyi olduğunu anlatamadığı yalanlarının hepsi gün yüzüne çıktığı için alternatifinin kötü olduğu algısını yerleştirmek istiyor.
"Artık yalnızca çağa uygun bir parti programı değil hükümet programı çalışıyoruz"
İstanbul'da gerçekleştirdiğimiz bir dizi toplantı sonucunda Genel Başkanımız Özgür Özel 'iktidarı devralma sürecini başlatıyoruz' demişti. İktidarı devralma süreci yoksulluktan ekonomik sıkıntılardan gururunun kırılmasından usanmış çocuğunu iyi bir okula yazdıramayan mutfağında tenceresini kaynatamayan ailelerin her akşam sokakta yürürken bir sonraki ben mi olucam diye tedirgin olan kadının erken seçim talebini büyütmektir. Vatandaşın önüne o hak ettiği erken seçim sandığını getirmektir. İktidarı devralma süreci sorunları doğru tespit ederek çözümleri bakış açımızla ortaya koymaktır. İkinci Yüzyıl Değişim Kurultayımızda bu yolda başlangıç yaptık parti programı çalıştayımızda kurultay delegelerimizin milletvekillerimizin ve parti yöneticilerimizin dört ana başlıkta görüşlerini toparladık. İl ve ilçe danışma kurullarımızla topladığımız görüşlerin uzmanların desteğiyle değerlendirdik. İkinci il danışma kurullarımızdan süzülen fikir ve öneriler doğrultusunda artık yalnızca çağa uygun bir parti programı değil hükümet programı çalışıyoruz.
"Görev yalnızca bir ön seçimde oy kullanmak değil, siyasi tarihe geçecek olan bir hikayenin parçası olmaktır"
Dün iktidarı devralma sürecimizin önemli bir adımını hep beraber attık. 23 Mart'ta gerçekleştireceğimiz Cumhurbaşkanı adaylığı ön seçiminde bir sonraki Cumhurbaşkanımızı belirleyeceğiz. 23 Mart'ta gerçekleştireceğimiz ön seçimde, Cumhuriyet Halk Partisi'nin 1 milyon 600 bin üyesi ile önemli bir yola çıkma iradesini göstereceğiz. 23 Mart'ta hep birlikte bu karanlık günlerden umuda doğru yolculuğa çıkacağız. Çünkü biliyoruz bu ülke çok daha güçlü olabilir. Bu ülke çok daha zengin olabilir. Bu ülke kaynaklarını çok daha verimli kullanabilir. Bu ülke farklılıklarını bir zenginlik olarak görebilir, huzur içinde yaşayabilir. Gençler yarınlarını bu ülkede planlayabilir hayal edebilir. Tam da bu nedenle önümüzdeki görev yalnızca bir ön seçimde oy kullanmak değil, siyasi tarihe geçecek bir hikayenin parçası olmaktır. Tam da bu nedenle diyoruz ki, gel seç tarihe geç."
Yorumlar
Kalan Karakter: