Türkiye, Uluslararası Adalet Divanı’na Filistin ile ilgili dosyayı bugün sunacak

Yayınlanma: 27.02.2025 17:00 Güncelleme: 27.02.2025 17:00

Türkiye, İsrail’in Birleşmiş Milletler (BM) ve BM ajanslarının Filistin topraklarındaki faaliyetlerine ilişkin yükümlülüklerini ortaya koyan bir beyanını Uluslararası Adalet Divanı'na sunacak. Türkiye’nin yazılı beyanında BM üye devletlerinin sorumlulukları, BM’nin ayrıcalıkları ve dokunulmazlıkları ve İsrail’in işgal altındaki Filistin topraklarındaki yükümlülükleri vurgulandı. Dosyanın, Türkiye'nin Lahey Büyükelçiliği tarafından Türkiye saatiyle 17.00’de sunulması bekleniyor.

Türkiye, İsrail’in Birleşmiş Milletler (BM) ve BM ajanslarının Filistin topraklarındaki faaliyetlerine ilişkin yükümlülüklerini ortaya koyan bir beyanını Uluslararası Adalet Divanı'na sunacak. Türkiye’nin yazılı beyanında BM üye devletlerinin sorumlulukları, BM’nin ayrıcalıkları ve dokunulmazlıkları ve İsrail’in işgal altındaki Filistin topraklarındaki yükümlülükleri vurgulandı. Dosyanın, Türkiye'nin Lahey Büyükelçiliği tarafından Türkiye saatiyle 17.00’de sunulması bekleniyor. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, bugün Arnavut mevkidaşı Igli Hasani ile Bakanlık’ta düzenlenen ortak basın toplantısında, BM Genel Kurulu'nun Aralık 2024'te bir karar aldığı ve İsrail'in BM ajanslarına dönük yükümlülükleri konusunda Uluslararası Adalet Divanı'nın görüş istediğini anımsatarak, "Türkiye olarak bu kararı desteklemiştik. Uluslararası Adalet Divanı, üye ülkelerden görüşlerini sunmalarını istedi. Biz de Türkiye olarak bu konuda bir dosya hazırladık. Bugün bu dosyayı Lahey’de Uluslararası Adalet Divanı'na sunuyoruz" dedi. Dışişleri Bakanlığı'ndan üst düzey bir yetkili, dosyanın Türkiye'nin Lahey Büyükelçiliği tarafından bugün Türkiye saatiyle 17.00'de sunulması beklendiğini söyledi. Yetkili, BM Genel Kurulu'nun 19 Aralık 2024 tarihli ve "İsrail Devleti’nin BM, diğer uluslararası örgütler ve üçüncü devletlerin mevcudiyeti ve faaliyetlerine ilişkin yükümlülükleri" hakkında Uluslararası Adalet Divanı'ndan istişari görüş talebine Türkiye'nin yazılı beyanda bulunmasının öngörüldüğünü belirtti. Türkiye'nin Norveç'in girişimiyle başlatılan bu süreçte BM Genel Kurulu kararına eş sunucu olduğunu ifade eden yetkili, yazılı beyanların Uluslararası Adalet Divanı'na verilmesi için son tarihin 28 Şubat 2025 olarak belirlendiğini aktardı. İsrail'in işgal altındaki Filistin topraklarındaki yükümlülükleri vurgulandı Türkiye'nin yazılı beyanında BM üye devletlerinin sorumlulukları, BM'nin ayrıcalıkları ve dokunulmazlıkları ve İsrail'in işgal altındaki Filistin topraklarındaki yükümlülükleri vurgulandı. BM üye devletlerinin sorumluluklarının BM Şartı'nda ana hatlarıyla belirtildiği kaydedilerek, buna göre, üye devletlerin uluslararası anlaşmazlıkları barışçıl yollarla çözmesi ve diğer devletlere karşı güç kullanma tehdidinden veya kullanımından kaçınması gerektiği anımsatıldı. Üye devletlerin uluslararası hukuk kapsamında bağlayıcı olan Güvenlik Konseyi kararlarını uygulamakla yükümlü olduğu ve üye devletlerin uluslararası barış ve güvenliğin korunmasında BM ile iş birliği yapmakla yükümlü olduğu ifade edildi. BM kuruluşlarının dokunulmazlığının, BM kuruluşlarına, tesislerine, varlıklarına ve personeline uluslararası hukuk kapsamında tanınan yasal korumaları ve dokunulmazlıkları ifade ettiği belirtildi. Bu korumaların BM kuruluşlarının ev sahibi devletlerin ve diğer dış kuruluşların müdahalesi olmaksızın bağımsız, tarafsız ve etkili bir şekilde faaliyet gösterebilmelerini sağlamak için gerekli olduğu ve BM kuruluşlarının dokunulmazlığının temel olarak İsrail’in de taraf olduğu 1946 tarihli BM’nin Ayrıcalıkları ve Dokunulmazlıkları Sözleşmesi'nden ve diğer ilgili anlaşmalardan kaynaklandığı ifade edildi. İsrail'in işgal altındaki Filistin topraklarındaki yükümlülüklerinin BM'nin, uluslararası örgütlerin ve insani ve kalkınma yardımı sağlayan üçüncü Devletlerin varlığına ve faaliyetlerine saygı göstermeyi içerdiği kaydedildi. Yazılı beyanda, işgal altındaki Filistin topraklarında da faaliyet gösteren BM Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı'nın (UNRWA) faaliyetlerinin hukuki temeline yer verildi ve İsrail Parlamentosu'nun faaliyetlerini yasaklama kararının hukuki olmadığı görüşü savunuldu. İsrail'in uluslararası hukuktan kaynaklanan yükümlülüklerini ısrarla yerine getirmemesinin ihlal teşkil ettiği vurgulandı Bakanlık yetkilisi yaptığı değerlendirmede, Türkiye'nin yazılı beyanda, İsrail'in uluslararası hukuktan kaynaklanan yükümlülüklerini ısrarla yerine getirmemesinin ihlal teşkil ettiğini, insani yardımların engellenmesi, BM tesislerinin hedef alınması ve uluslararası personelin taciz edilmesinin uluslararası hukuk düzeninin dayandığı temelleri zedelediğini vurguladığını söyledi. Yetkili, Türkiye’nin yazılı beyanda bulunmak suretiyle Uluslararası Adalet Divanı'ndan İsrail’in uluslararası hukuk çerçevesindeki yükümlülüklerini teyit eden ve BM, diğer uluslararası örgütler ve üçüncü devletlerin işgal altındaki Filistin topraklarındaki mevcudiyetine ve faaliyetlerine saygı gösterilmesine önemini vurgulayan bir tavsiye kararı yayınlanması talebini kayda geçirdiğini söyledi.

Devamını Okumak İçin Tıklayınız